Tularemi, tavşan ateşi veya avcı hastalığı gibi isimlerle de bilinen, F. tularensis’in neden olduğu zoonotik bir enfeksiyon hastalığıdır.

F.tularensis’in doğadaki başlıca rezervuarları tavşan, fareler (rodentler) ve kenelerdir. İnsanlara bulaş genellikle bu hayvanlarla temas ve bu hayvanların her türlü atıkları ile kirlettiği sular aracılığıyla oluşmaktadır.

Ülkemizde tularemi ilk olarak 1936 yılında bildirilmiş olup günümüzde Marmara, Batı-Orta Karadeniz, İç Anadolu bölgelerinde daha çok görülmekle birlikte bütün bölgelerde gözlenmektedir. Ülkemizde tularemi çoğunlukla kırsal kesimde ve içme-kullanma sularının yetersiz sanitasyonu nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Hastalığın kuluçka süresi ortalama 3-5 gündür. Hastalık kuluçka süresini takiben ani gelişen yüksek ateş, üşüme-titreme, halsizlik, iştahsızlık gibi semptomlar ile başlar. Mikroorganizmanın vücuda giriş yerine göre farklı klinik tablolar oluşur.

Hastalığın ülkemizde görülen klinik tabloları:

Orofaringeal form: Mikroorganizmanın oral yolla alınmasıyla gelişir. Akut tonsilit ve boyunda lenfadenopati (lenf düğümü şişliği) ile karakterizedir. Ülkemizde bulaşma çoğunlukla su kaynaklıdır ve bununla ilişkili olarak vakaların çoğunluğu orofaringeal form şeklindedir

Ülseroglandüler form: Mikroorganizmanın vücuda giriş yeri cilttir. Giriş yerinde başlangıçta papüler görünümde sonrasında ülserleşen bir lezyon ortaya çıkar ve bölgesel lenf bezlerinde lenfadenit gelişir.

Oküloglandüler form: Mikroorganizmanın vücuda giriş yeri göz konjunktivasıdır. Konjunktivit ve kulak önündeki bölgede gelişen lenfadenit ile karakterizedir.

Glandüler form: Mikroorganizmanın vücuda giriş yerine ait belirti ve bulgu olmaksızın ortaya çıkan lenfadenit ile karakterizedir.

Hastalığın tanısı laboratuvarda yapılan testler ile konulmaktadır. Tanıda bakteriyolojik kültür, serolojik testler ve moleküler yöntemler kullanılmaktadır.

Tularemi tedavisi olan bir hastalıktır, F. tularensis’e etkili antibiyotiklerin uygun sürede kullanılması ile tam iyileşme olur. Tanı erken konursa tedavi süresi kısa olur ancak tanı gecikirse hastalık ilerler ve tedavi süresi uzar.

Ülkemizde tularemi çoğunlukla kırsal alanda içme-kullanma sularının yetersiz sanitasyonu nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle içme-kullanma sularının usulüne uygun şekilde klorlanması ve depoların bakım ve temizliğinin düzenli yapılması hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınmasını sağlayacaktır.

Hastalıktan korunmak için;

  • Kaynağı belirsiz veya yeterince klorlama yapıldığından emin olunmayan suların kaynatılarak içilmesi,
  • Suların ferdî dezenfeksiyonu ile özellikle av hayvanlarının yüzülmesi ve parçalanması esnasında eldiven kullanılması,
  • Bu hayvanlara ait etlerin iyice pişirilerek yenmesi,
  • Meyve ve sebzelerin bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmesi hastalıktan korunmada son derece önemlidir.

Detaylı bilgi için lütfen aşağıdaki linklere bakınız.

https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/zoonotik-vektorel-hastaliklar-db/zoonotik-hastaliklar/8-Tularemi/1-Afis-Brosur/TULAREMI_BROSUR.pdf

https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/zoonotikvektorel-tularemi/istatistik

https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/zoonotik-vektorel-hastaliklar-db/zoonotik-hastaliklar/8-Tularemi/7-Sunumlar/Tularemi_sunum_okul_sagligi.pdf

https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/zoonotik-vektorel-hastaliklar-db/SSS/Tularemi.pdf