Yirminci yüzyılda dünyada eğitim ve gelir düzeyindeki yükselme, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, çocuk nüfusa oranla artış içinde olması, toplumdaki sağlık sorunlarının çocukluk çağı hastalıklarından yaşlı nüfusta görülen Bulaşıcı Olmayan Hastalıklara doğru kaymasına yol açmıştır. Yaşam süresinin uzaması istenen bir şey olmakla birlikte, paralelinde Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların görülme sıklığında artışa neden olmuştur. 

Dünya genelinde meydana gelen ölümlerin en önemli nedeni olan bulaşıcı olmayan hastalıklar küresel olarak halen önemli bir hastalık yükü oluşturmaktadır. 

Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde, kalp ve damar hastalıkları tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almakta, özellikle kalp krizleri ve inmeler ilk iki ölüm nedenini oluşturmaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının küresel ölçekte uzun bir süre daha bir numaralı ölüm sebebi olmaya devam edeceği tahmin edilmektedir. 

Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke ekonomilerinde bulaşıcı olmayan hastalıklar büyük finansal ve ekonomik risk oluşturmakta, sağlık hizmeti sunum sistemlerinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. 

Kalbimiz yumruğunuz büyüklüğündedir ve vücudunuzdaki en güçlü kastır. Ana rahmine düştükten yaklaşık üç hafta sonra atmaya başlar ve 70 yaşına kadar iki buçuk milyar kez bunu yineler. Bu kadar etkileyici ve güçlü olmasına rağmen, kalbimiz sigara içmek, diyabet, kolesterol, sağlıksız beslenme veya yüksek tansiyonla yaşamak gibi risk faktörlerine karşı savunmasız hale gelebilir.

Kalp ve damar hastalıkları, kalbi veya kan damarlarını etkileyen bir hastalık sınıfıdır. Kalbimizin işlevleri tehlikeye girdiğinde, bu kardiyovasküler hastalık olarak bilinir ve merkezinde kalbin bulunduğu sistemdeki herhangi bir bozukluğu kapsayan geniş bir terimdir. Dünya’da 300 milyondan fazla kişi kalp hastalığı ile yaşamakta 2 milyardan fazla kişi ise kalp hastalığı riski taşımaktadır. Kalp sağlığının öneminin ve değerinin daha iyi anlaşılmasına ihtiyaç vardır. Teknolojik gelişmeler eşliğinde tanı ve tedavi yöntemlerindeki ilerlemelere karşın kalp ve damar hastalıkları dünyada en önde gelen ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Kalp damar hastalıkları, yılda 18,6 milyondan fazla ölüme neden olan dünyanın birinci sırada yer almaktadır. Ne yazık ki kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin üçte biri 70 yaş altında yani “erken” gerçekleşmektedir. Bu ölümlerin %85'i kalp krizi ve inme nedeniyle gerçekleşmiştir. Kalp krizleri ve inme genellikle akut olaylardır ve esas olarak kanın kalbe veya beyne akmasını önleyen bir tıkanıklıktan kaynaklanır. Bunun en yaygın nedeni, kalbi veya beyni besleyen kan damarlarının iç duvarlarında yağ birikintilerinin birikmesidir. Felçler, beyindeki bir kan damarından veya kan pıhtılarından kaynaklanan kanamalardan kaynaklanabilir.

Ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Türkiye’de 2021 yılında ölümlerin %33,4 ile dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu da yaklaşık her üç dakikada bir kişinin ölümü anlamına gelmektedir. Genel olarak her yıl 300 bin kalp krizi ve 125 bin ölüm söz konusudur. Kanserden kayıplar ise bu sayıların yarısı kadardır.

Kalp hastalıklarında hem hastalıkların önlenmesinde hem de hastalık oluştuktan sonra iyilik halinin devamında koruyucu hekimlik ve temel sağlık hizmetleri önem taşımaktadır.

Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin %80’i tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik gibi kontrol edilebilen ve önlenebilen risk faktörlerine bağlıdır. Yüksek kan basıncı, yüksek kan şekeri, yüksek kan kolesterolü ve şişmanlık da kalp damar hastalıkları için risk faktörleridir. Koruyucu sağlık hizmetleri ile erken dönemde bu risk faktörleri tespit edilerek tedavi edilebilir ve erken yaşta ölümlerin önüne geçilebilir. 

Sağlık Bakanlığı 2019-2023 Stratejik Planı ve Eylem Planı’nda da “Sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve yaygınlaştırmak, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirerek sağlık sistemi içerisindeki etkinliğini artırmak, sağlık hizmetlerinde bütünleşik sağlık hizmeti modelini hayata geçirmek” amaçlarında yer alan hedeflerle kronik hastalıkların önlenmesine geniş yer verilmiştir. Bakanlığımız tarafından Stratejik Plana uygun olarak birçok kontrol programları yürütülmektedir. Bu kapsamda Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Eylem Planı (2021-2026) güncellenmiş, kronik hastalıkların önlenmesi, erken teşhis ve düzenli izlem konularında birçok faaliyet çalışma kapsamına alınmıştır. Bu kapsamda Bakanlığımızca, taramalar ile kronik hastalıkların erken teşhisi, izlemler ve uygun tedavi sağlamak amacıyla birinci basamak sağlık hizmetleri içinde kalp damar hastalıkları için risk değerlendirmesi ve yüksek tansiyon, inme ve benzeri kronik hastalıklar izlemi başlatılmıştır. 

Bu izlem için geliştirilen Hastalık Yönetim Platformu; kronik hastalığı olan bireylerin hastalıklarının olumsuz sonuçlarının kontrol altına alınması ve bireylerin fonksiyon kayıpları yaşamalarının ve engelli hale gelmelerinin önüne geçilmesi amacıyla geliştirilen online bir platformdur. Periyodik taramalar yapılarak kronik hastalıklarda erken teşhis konmasının sağlanmasını ve teşhis konan hastaların periyodik izlemlerinin kanıta dayalı tıp kılavuzlarının önerileri doğrultusunda yapılması, uygun tedavi verilmesinin sağlanması ve komplikasyonların erken tespitinin sağlanmasını kolaylaştırmaktadır. 

Platform hekimi; hasta için tedavi planı yapması, yaşam tarzı değişiklikleri önermesi ve tedavi hedefleri belirlemesi için yönlendirmektedir. Tekrarlayan izlemlerle hastanın belirlenen tedavi hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı ölçülmektedir. 

Dünyada en sık görülen, en fazla ölüme ve engelliliğe neden olan bulaşıcı olmayan hastalıklara (kalp ve damar hastalıkları, kanserler, diyabet ve kronik hava yolu hastalıkları) bağlı erken ölümlerin (70 yaş altı ölümler) 2025 yılına kadar %25 azaltılması bulaşıcı olmayan hastalıklarla ilgili temel hedefimizdir. Hastalık Yönetim Platformu ile Aile Hekimlerimizin tarama ve izlem standartlarına uygun hizmet sunması sağlanacak olup, kronik hastalığı olan bireylerin daha fazla sorun yaşamadan hayatlarını idame ettirmeleri ve yaşam kalitelerin arttırmaları hedeflenmektedir.

Bu alandaki koruyucu sağlık hizmetlerinin yanısıra tedavi süreçlerini iyileştirmek için, kamu, üniversite ve özel sektör bakımından bölgesel ihtiyaçların ve hizmet verilen nüfusun bu alandaki öncelikli ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak, kapasitenin dengeli dağılımını sağlayarak bunları etkin ye verimli bir şekilde kullanabilmek amacıyla, günümüz şartlarında kalp merkezlerinin planlaması, kurulumu ve işleyişi belirlenmiştir. Kalp merkezleri, bünyesinde açık kalp damar cerrahisi ameliyatlarının ve girişimsel işlemlerin birlikte ve koordineli yapıldığı hastaneler bünyesinde Bakanlık izniyle kurulmakta ve tescil edilmektedir. 

Ayrıca kalp krizine ve inmelere bağlı gelişen ölüm ve sekellerin en aza indirilmesi, tanı ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesi, vakalara ulusal ve uluslararası standartlarda müdahale edilmesi, hizmete hakkaniyetli erişim sağlanması amacıyla kalp krizi geçiren vakaların yönetimi için uyulması gereken usul ve esaslar belirlenmiştir.

Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin yanında kişinin kendi sağlığı ile ilgili farkındalığa sahip olması ve gerekli tedbirleri alması da kalp sağlığının korunmasında oldukça önemlidir. 

Kalbinizi korumak için yaşam tarzınızı değiştirin!

Sağlıklı beslenin: Dengeli beslenme, sağlıklı bir kalp ve dolaşım sistemi için çok önemlidir. Bu, bol miktarda meyve ve sebze, kepekli tahıllar, yağsız et, balık ve sınırlı tuz, şeker ve yağ alımı ile bakliyatları içermelidir. 

Fiziksel olarak aktif olun: Daha fazla hareket edin ve oturduğunuz sürenizi azaltın. Asansör yerine merdiven çıkmak gibi küçük değişiklikler sağlığınız için büyük bir fark yaratabilir. Aktif olmak, kalp kasınızı güçlendirmenin, kolesterolünüzü, kilonuzu ve tansiyonunuzu düzeltmenin ve en önemlisi kendinizi iyi ve sağlıklı hissetmenizin harika bir yoludur.

Stresle başa çıkın: Stresli veya endişeli olmak, göğüs ağrısı gibi semptomları beraberinde getirebilir, ancak stresle başa çıkmanın yollarını geliştirmek stresin sağlığınız üzerindeki etkisini azaltabilir. Hobi edinmek, spor yapmak stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Tütün kullanmaktan kaçının: Tütünün her şekli sağlığa çok zararlıdır. Aynı zamanda tütün dumanına maruz kalmak da tehlikelidir. Kalp krizi ve inme riski, kişi tütün ürünlerini bıraktıktan hemen sonra düşmeye başlar ve 1 yıl sonra yarı yarıya azalır. Ayrıca sigaranın akciğer ve diğer kanser risklerini arttıracağını unutmayın.  

Düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın: Genel kalp damar hastalığı riskinizi kontrol ettirin. Yüksek tansiyon genellikle belirti vermez, ancak ani inme veya kalp krizinin en büyük nedenlerinden biridir. Kan basıncınızı kontrol ettirin. Daha az tuz alımı ve fiziksel aktiviteyi artıran sağlıklı bir diyetle yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekecektir ve kan basıncınızı kontrol etmek için ilaçlara ihtiyacınız olabilir. 

Yine Kan kolesterolünün sağlıklı bir diyetle ve gerekirse uygun ilaçlarla kontrol edilmesi gerekir. 

Yüksek kan şekeri (diyabet) kalp krizi ve felç riskini artırır. Diyabetiniz varsa, riski en aza indirmek için kan basıncınızı ve kan şekerinizi kontrol altında tutmanız çok önemlidir.

UNUTMAYIN! Kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin %80 i önlenebilir.