Yönetici Özeti

Giriş

Tütün kullanımının sonuçları hastalıklar ve ölümlerdir. Dünyada her yıl 6 milyon dolayında kişi tütün kullanımının yol açtığı sorunlar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tütün kontrolü çalışmalarının önemli ögelerinden birisi, tütün kontrolü çalışmalarının ve politikalarının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. Bu şekilde tütün kontrolü çalışmalarının sonuçları değerlendirilmiş olur. Bu amaca yönelik olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Hastalıklar Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) tarafından 2006 yılı Ağustos ayında tütün kullanımı ve tütün kontrolü programlarının etkisinin değerlendirilmesine yönelik bir yöntem arayışı için konu ile ilgili uzmanların katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir.

Küresel Yetişkin Tütün Araştırması (KYTA) 15 ve üzeri yaştaki yetişkinlerde tütün kontrolü yöntemlerinin etkileri konusunda başlıca bulguları elde etme olanağı sağlamaktadır. KYTA’nın uygulanmasında anket, veri toplanması, analiz yöntemleri standardize edilmiştir. Bu şekilde KYTA ülkelere uygulamaların sonuçlarını izleme, değerlendirme ve etkili tütün kontrolü müdahalelerini yapma konusunda yardımcı olmaktadır. Ayrıca KYTA ülkeler arasında karşılaştırma yapma olanağı da sağlamaktadır. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tütün kullanımı önlenebilir sağlık sorunlarının başlıca nedenidir.

Türkiye’de 2008 yılı itibariyle 16 milyon kişi sigara içmektedir ve her yıl 100 bin dolayında kişi bu nedenle hayatını kaybetmektedir. Sağlık Bakanlığı 1990’lardan bu yana toplumun önlenebilir hastalıklardan korunması ve tütün kullanımı nedeniyle olan ölümlerin önlenmesi yönünde çeşitli uygulamalar yapmaktadır. Bu kapsamda 1996 yılında ilk tütün kontrolü yasası çıkarılmıştır. Bu yasadan sonra Türkiye, DSÖ Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (DSÖ TKÇS)’nin “taraf” ülkelerinden birisi olmuş ve arkasından da 2008 yılında yasanın kapsamı genişletilmiştir.

Türkiye’de KYTA ilk kez 2008 yılında KYTA kurallarına uygun olarak, ülkeyi temsil eden hane halkı çalışması şeklinde yapılmıştır. KYTA 2012 yılında aynı yöntemle ikinci defa yapılmıştır. Bu defa da veri 15 ve üzeri yaştaki kişilerden temsil eden bir örnek gruptan toplanmıştır. Bu şekilde aynı örnek sistemi ve veri toplama yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular uluslararası alanda da diğer ülkelerle karşılaştırılabilir düzeyde bilgiler ortaya koymaktadır.

Yöntem

KYTA 2012 yılı Mayıs ayında 15 ve üzeri yaştaki kişilerden oluşan ve ülkeyi temsil eden bir örnekte hane halkı çalışması olarak yapılmıştır. Çalışma, Sağlık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilmiştir.

Çalışmada çok aşamalı coğrafi küme örneklemi yöntemi kullanılmış, ülke geneli için de yerleşim yeri ve erkek-kadın cinsiyetleri esasına göre başlıca göstergelere ilişkin bilgi toplanmıştır. Toplam olarak 11.536 hane örnek olarak belirlenmiş, her haneden “rastgele” (random) olarak bir kişi çalışmaya katılmıştır.

Toplam olarak 9.851 kişiden bilgi toplanmıştır. Araştırmaya katılım %90,1 olmuştur. Bilgiler elektronik olarak netbook aracılığı ile toplanmıştır.

Bulgular

Tütün kullanımı: Türkiye’de toplam olarak 14,8 milyon kişi (%27,1) tütün ürünü kullanmaktadır. Tütün kullanım sıklığı erkeklerde (%41,5) kadınlara göre (%13,1) daha yüksektir. Tütün ürünü kullananlar içinde %23,8’lik bölüm hergün tütün kullanmaktadır (erkeklerin %37,3’ü, kadınların %10,7’si). Tütün ürünü kullananların en büyük bölümü (%94,8) mamul sigara içmekte olup sadece %0,8 kadarı nargile kullanmaktadır.

Hergün sigara içenlerin yaklaşık dörtte üçü (%70,4) günde yarım paketten fazla (11 ve daha çok sayıda) sigara içmektedir; günde içilen ortalama sigara sayısı 19,2’dir. Sigara içenlerin yaklaşık yarısı (%42,1) da günün ilk sigarasını uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde içmektedir.

Hergün sigara içenlerin hergün sigara içmeye başladıkları yaş ortalaması 17,1 yıldır ve sigara içenlerin yarısından çoğu (%58,7) sigara satın almak için yasal yaş sınırı olan 18 yaşından önce sigara içmeye başlamışlardır. Kadınlar (17,9 yıl) sigara içmeye erkeklere (16,8 yıl) göre bir yıl geç olarak sigara içmeye başlamaktadır. Sigara bırakma: Sigara içenlerin yaklaşık yarısı (%46,0) çalışmanın yapılmasından önceki 12 ay içinde sigarayı bırakmayı denemişlerdir. Son 12 ay içinde sigarayı bırakmayı deneyenler gerekçe olarak en çok sağlık sorununu (%63,4) belirtmişlerdir. Sigara fiyatı ise ancak kişilerin %5,3’ü tarafından gerekçe olarak ifade edilmiştir. Sigara içen her 10 kişiden dördü (%40,8) son 12 ay içinde bir sağlık kuruluşuna başvurmuştur. Sağlık kuruluşuna gidenlerin %51,4’üne sağlık personeli tarafından sigara içme durumu sorulmuştur. Sigara içme durumu sorulmuş olan 5 kişinin dördüne (%83,5) sigarayı bırakması tavsiye edilmiştir.

Sigarayı bırakma girişiminde bulunanların %13,6’sı ilaç tedavisi kullanmıştır. Bırakma girişiminde bulunanların %8,0’ına bu konuda danışmanlık hizmeti verilmiş, kişilerin büyük bölümü ise (%73,4) ise herhangi yardım almaksızın bırakma girişiminde bulunmuştur.

Sigara içen her 10 kişinin altısı (%55,1) sigarayı bırakmayı düşünmektedir, ancak sadece %12,9’u gelecek 30 gün içinde bırakmayı düşünmektedir. Sigara içenlerin yaklaşık %23’ü gelecek 12 ay içinde sigarayı bırakmayı düşünürken %19,7’lik bir grup bırakmayı düşünmekle birlikte belirli bir tarih söylememiştir.

Sigara dumanından pasif etkilenim (SDPE): Çalışmaya katılan yetişkinlerin %15,6’sı işyerinde sigara dumanından pasif olarak etkilendiğini ifade etmiştir; bu kişilerin %12,3’ü sigara içmeyenlerdir. SDPE erkeklerde (%17,8) kadınlara (%9,6) göre, kırsal bölgede yaşayanlarda (%21,1) kentlerde yaşayanlara göre (%14,6) daha fazladır. Evlerde SDPE sıklığı oldukça yüksektir; yetişkinlerin %38,3’ü (%29,1 sigara içmeyenler) son 30 gün içinde evde sigara dumanından pasif olarak etkilenmiştir.

Kafe ve kahvehaneler sigara dumanından pasif etkilenimin daha fazla olduğu yerler olarak ifade edilmiştir. Son 30 gün içinde bazı kamusal mekanlara gitmiş olan yetişkinlerin %26,6’sı kafe ve kahvehanede,

%12,9’u restoranda, %10,4’ü toplu taşıma araçlarında, %6,5’i resmi dairelerde ve %3,8’i de sağlık kuruluşlarında sigara dumanından pasif olarak etkilendiğini ifade etmiştir. Kafe ve kahvehanelerde SDPE erkeklerde kadınlara göre daha yüksektir.

Katılımcıların %29,1’i özel araçlarında sigara içilmesine izin verdiklerini, %26,4’ü de ayda en az bir kez özel araçta sigara dumanından pasif etkilendiğini belirtmiştir.

Ekonomi: Sigara içenlerin en büyük bölümü sigarayı dükkandan (%91,3) veya büfeden (%4,3) satın almaktadır; çok az bir bölümü ise (%2,6) sokak satıcısından veya otomatik makinelerden (%0,2) sigara satın almaktadır. Sigara içenler sigara satın almak için ayda ortalama olarak 146,1 TL harcamaktadır. Sigara içen erkekler kadınlara göre ayda 47,6 TL daha fazla sigara harcaması yapmaktadır (157,6 TL ve 110,0 TL). En fazla tüketilen sigaranın 20 sigaralık bir paketinin fiyatı 5,7 TL dir.

Reklam, tanıtım ve sponsorluk: Sigara içen yetişkinlerin hemen tamamı (%93,4) son 30 gün içinde herhangi bir yerde sigara karşıtı mesaj görmüştür. Sigara karşıtı mesajın en fazla fark edildiği yer televizyon ve radyolardır (%92,0). Sigara karşıtı mesaj görme kentlerde yaşayanlarda (%44,9) kırsal bölgelerde yaşayanlara (%31,5) göre daha fazladır. Katılımcıların %6,3’ü televizyonda, %3,6’sı dükkanlarda, %2,1’i internette, %1,8’i dergilerde, %1,5’i afişlerde ve %1,1’i de ilan tahtalarında (billboard) sigara reklamı gördüğünü söylemiştir. Çalışmaya katılan yetişkinlerin (%77,1) ve sigara içenlerin (%77,1) dörtte üçü video kliplerde sigaranın zararlarını anlatan hastaları gördüğünü ve yarısı da (%49,8) bu nedenle sigarayı bırakmayı düşündüğünü ifade etmiştir.

Türkiye’de sigara paketleri üzerine resimli uyarılar 2010 yılının Mayıs ayından itibaren basılmaktadır. Sigara içen yetişkinlerin büyük bölümü son 30 gün içinde sigara paketleri üzerindeki uyarı mesajlarını (%93,4) ve paketler üzerindeki resimli uyarıları (%92,5) gördüğünü belirtmiştir. Sigara içen 4 kişiden birisi (%27,0) 3 numaralı resmi (normal ve hasta akciğer), %14,9’u 1 numaralı resmi (sigara içenler erken ölür), %11,3’ü 4 numaralı resmi (gebelikte sigara içmek bebeğe zarar verir), etkili bulmuştur.

Sigara içenlerin yarısı (%53,0) paketler üzerindeki yazılı uyarılar nedeniyle, %48,5’i de resimli uyarılar nedeni ile sigarayı bırakmayı düşündüğünü ifade etmiştir. Bilgi, tutum ve algılar: Yetişkinlerin hemen hepsi (%96,2) tütün kullanımının ciddi hastalıklara neden olduğu görüşündedir; (97,7 akciğer kanseri, %95,5 kalp krizi, %93,9 kronik akciğer hastalığı, %84,4 inme). Sigara içen (%94,7) ve içmeyenler (%96,8) başkasının dumanını solumanın da sigara içmeyenlerde ciddi hastalıklara neden olacağına inanmaktadır.

Çalışmayan katılan her 10 yetişkinden 9’u (%90,6) tütün ürünlerinin her türlü reklam ve tanıtımınınyasaklanmasını, % 95,5’i de bütün kapalı yerlerde sigara içilmesinin yasaklanmasını desteklemektedir. Vergilerin artırılması konusuna destek ise daha düşüktür (%72,5). Vergi artışına destek bakımından sigara içenlerle (%40,3) içmeyenler (%84,4) arasında önemli fark söz konusudur.

Zaman içinde değişim KYTA Türkiye’de aynı yöntem kullanılarak ve aynı büyüklükteki örnek ile 2008 ve 2012 yıllarında olmak üzere iki kez yapılmıştır. Dolayısı ile bu iki çalışmada elde edilen bilgiler birbiri ile karşılaştırılabilir. İki KYTA sonuçları, Türkiye’de tütün kontrolü alanında önemli değişiklikler olduğunu göstermektedir:

  • 2008 ile 2012 yılları arasında Türkiye’de tütün kullanım prevalansı %31,2’den %27,1 değerine düşmüştür. Azalma hem erkeklerde (%47,9’dan %41,5’e) hem de kadınlarda (%15,2’den %13,1’e) olmuştur. Bu değişim, sigara içme sıklığında %13,4’lük azalma anlamına gelmektedir (erkeklerde %%13,5, kadınlarda %13,7). Aynı dönemde nargile kullanımında da azalma olmuştur (%2,3’ten %0,8’e).
  • Hergün sigara içmeye başlama yaşı bakımından önemli bir değişiklik olmamakla birlikte, 15 yaşından önce sigara içmeye başlayanların yüzdesi 2008 yılındaki %19,6 değerinden 2012 yılında %16,1 değerine düşmüştür.
  • Bütün kamusal kapalı alanlarda sigara dumanından pasif etkilenim sıklığında anlamlı düzeyde azalma olmuştur; en belirgin azalma restoranlarda gözlenmiştir (2008 yılında %55,9, 2012 yılında %12,9)
  • Resmi dairelerde, sağlık kuruluşlarında ve toplu taşıma araçlarında sigara dumanından pasif etkilenim bakımından anlamlı azalma olmuştur. Erkeklerdeki azalma oranı restoranlarda %75,8, resmi dairelerde %45,9, sağlık kuruluşlarında %42,7 ve toplu taşıma araçlarında da %42,7 düzeyindedir. Aynı ortamlarda kadınlardaki azalma da sırası ile %78,4, %26,6, %29,8 ve %27,8 düzeylerindedir.
  • Yasa kapsamında olmamakla birlikte evlerde SDPE düzeyinde de ciddi düzeyde azalma meydana gelmiştir; rölatif değişim %32,0 düzeyindedir.
  • Sigara satın almak için aylık harcama önemli şekilde artmıştır; aylık harcama 2008 yılında asgari cretin %12,7’si düzeyindeyken 2012 yılında aylık sigara harcaması asgari ücretin %20,8’i düzeyine yükselmiştir.
  • Sağlık personeli tarafından sigara içme durumunun sorulması ve sigara içiyorsa bırakma tavsiyesi yapılması bakımından 2008-2012 arasında önemli bir değişiklik olmamıştır. Bununla birlikte kadınlarda her iki göstergede de istatistik olarak anlamlı düzeyde artış olmuştur; sigara içme durumunun sorulması %48,8’den 2012 yılında %56,3’e ve bırakma tavsiyesi de %38,0’den 2012 yılında %46,4’e yükselmiştir.
  • Yetişkinler arasında sigara karşıtı mesaj görme 2008 ve 2012 yılları arasında artmıştır; rölatif değişim %5,3 düzeyindedir. Artış en fazla televizyonda mesaj görme konusunda olmuştur (2008 yılında %85,5 iken 2012 yılında %91,4’e yükselmiştir.
  • Sigara paketleri üzerindeki sağlık uyarılarını görme nedeniyle sigarayı bırakmayı düşünme 2008 ile 2012 yıllar arasında anlamlı olarak artmıştır; rölatif değişim %14,4 düzeyindedir. •Sigara dumanından pasif etkilenimin sağlık sorunlarına neden olduğu bilgisi bakımından önemli bir değişme olmamıştır; ancak bu konudaki bilgi düzeyi zaten çok yüksektir; (hem 2008 hem de 2012 yıllarında %96,0-97,8 düzeylerinde).

Sonuç

Türkiye’de KYTA 2008 ve 2012 yıllarında olmak üzere iki kez yapılmıştır. Geçen 4 yıllık sürede Türkiye’de tütün ürünü kullanım sıklığı %13,4 oranında azalmıştır. Türkiye tütün kontrolü konusunda çok önemli ilerleme kaydetmiştir. Sigara dumanından pasif etkilenimin önlenmesi ile ilgili olarak, en çok restoranlarda ve toplu taşıma araçlarında olmak üzere önemli gelişme olmuştur. Çalışmaya katılanların çok büyük bölümü kapalı ortamlarda ve toplu taşıma araçlarında tütün ürünü kullanımının yasaklanması konusunu desteklemektedir. Türkiye’deki yetişkinlerin hemen hepsi tütün kullanımının ve sigara dumanından pasif etkilenimin önemli sağlık sorunlarına yol açtığını bilmektedir.

Türkiye’de tütün kontrolü konusunda çok önemli ilerleme kaydedilmiş olmakla birlikte halen bazı güçlük alanları da vardır. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’de tütün ürünü kullanımı halen oldukça yüksektir. Kapalı yerlerde tütün ürünü kullanımının ve tütün ürünlerinin reklam, tanıtım ve sponsorluğunun yasaklanması toplum tarafından büyük ölçüde destek görmekle birlikte bazı ihlallerin olduğu fark edilmektedir. Tütün kontrolü yasası henüz özel mülkiyeti kapsamamakta, bu yüzden hala milyonlarca kişi evlerde ve özel araçlarda tütün dumanından pasif olarak etkilenmektedir. Mevcut yasanın daha etkili uygulanması ile halen sigara dumanından pasif etkilenen milyonlarca kişinin korunması sağlanacaktır.

TÜRKİYE 2012 KÜRESEL YETİŞKİN TÜTÜN ARAŞTIRMASI na ulaşmak için TIKLAYINIZ