Sağlığa Bakış: Avrupa Çevresinde Sağlık Durumu- Diyabet

Diyabet; yüksek kan şekeri seviyesi ile karakterize kronik bir hastalıktır. Pankreasın insülin hormonunu üretememesi (Tip 1 diyabet) veya vücutta insülinin kullanılamaması ile oluşur (Tip 2 diyabet).

Diyabetli bireyler, hastalık iyi kontrol edilmezse kalp krizi veya felç gibi kalp damar hastalıkları geliştirme riski altındadır. Ayrıca bu bireylerde görme kaybı, ayak ve bacak amputasyonu ve böbrek yetmezliği riskleri daha yüksektir.

2017 yılında Avrupa Birliği'nde yaklaşık 32,7 milyon yetişkinin diyabetli olduğu saptanmıştır. Ayrıca, 12,8 milyon kişinin de tanı konmamış diyabeti olduğu tahmin edilmektedir.

Diyabet tanısı alan erkeklerin sayısı 2000 yılından bu yana hızlı bir şekilde artmış, 2000 yılında 8 milyon diyabetli sayısı iki katına çıkarak 2017'de 17.1 milyona çıkmıştır. Diyabetli kadın sayısı da 2000 yılında 10,3 milyon olan 2017’de 15,6 milyon’a çıkarak % 50’nin üzerinde bir artış göstermiştir.

Diyabet yaşlı bireyler arasında daha yaygındır. Avrupa Birliği ülkeleri arasında 60-79 yaşları arasındaki 19.3 milyon iken 40-59 yaşları arasında 11.7 milyon ve 20-39 yaşları arasındaki 1.8 milyon kişi diyabetlidir. Ayrıca diyabet görülme sıklığı erkeklerde kadınlara oranla daha fazladır.

Yaşa göre standartlaştırılmış diyabet prevalansı oranları, son yıllarda birçok Avrupa ülkesinde, özellikle İskandinav ülkelerinde sabitlenmiş olmakla birlikte, Güney Avrupa ülkelerinde ve Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde bir miktar yükselmiştir. Bu yükseliş eğilimleri kısmen obezite, fiziksel inaktivite ve nüfusun yaşlanmasından kaynaklanmaktadır. Yetişkinler arasında yaşa göre standartlaştırılmış diyabet prevalansı, AB ülkelerinde 2017 yılında ortalama % 6 bulunmuştur. Bu oran ülkemiz için %11.9’dur.

Şekil: Diyabetli Yetişkin Oranı, 2017

222

 

2014 yılında yapılan Avrupa Sağlık Görüşmeleri anket sonuçlarına göre, düşük eğitim seviyesine sahip kişilerde diyabet görülme oranının yüksek eğitim seviyesindeki bireylere göre iki kat fazla olduğu bildirilmiştir. Bu sonucun kısmi sebebi yaşlı nüfus gruplarında düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin daha fazla oluşu ve diyabetin de yaşlılıkta daha sık görülmesi ve obezite gibi diyabet risk faktörlerinin düşük eğitim seviyesine sahip bireylerde daha sık görülmesi olabilir.

Diyabetin ekonomik yükü büyüktür. Diyabet tedavisi ve komplikasyonlarının önlenmesi için ayrılan sağlık harcamalarının Avrupa Birliği'nde 2017 yılında yaklaşık 150 milyar Avro olduğu tahmin edilmektedir, diyabetik yetişkin başına ortalama harcama yıllık yaklaşık 4.600 Avro olarak tahmin edilmektedir.

Ülkemizde SGK 2016 yılı rakamlarına göre diyabetin toplam maliyeti tedavi maliyetleri 1.473.717.307 ve ilaç maliyetleri  1.667.713.419 olmak üzere 3.141.430.726;  TL olmuştur. Toplam sağlık harcamaları içindeki diyabet maliyetinin payı ise % 4,98 olarak bulunmuştur.

Fazla kiloluluk ve obezite, sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizlik gibi risk faktörleri önlenerek Tip 2 diyabet önlenebilir. Bununla birlikte, çoğu ülkede fazla kiloluluk ve obezite prevalansı artmaktadır. Bu durum etkili korunma stratejilerine olan ihtiyacı artırmaktadır.

 

Kaynaklar: 1.IDF (2017), Diabetes Atlas, 8th edition, International Diabetes Federation, Brussels.

                  2.NCD Risk Factor Collaboration (2016), “Worldwide Trends in Diabetes Since 1980: A Pooled Analysis of 751 Population-based Studies with 4.4 Million Participants”, The Lancet, Vol. 387, pp. 1513-1530, http://dx.doi.org/ 10.1016/S0140-6736(16)00618-8.