Tarım-gıda sistemi hayatımızın her anında içerisinde yer aldığımız bir sistemdir. Her bir besini tükettiğimizde bu sisteme dahil oluruz. Seçtiğimiz gıdanın üretim, hazırlama, pişirme ve saklanma şekli bizi bir tarımsal gıda sisteminin işleyişinin ayrılmaz ve aktif bir parçası haline getirmektedir. 2050 yılına kadar 10 milyar insanı besleyebilecek sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerine ihtiyacımız bulunmaktadır.

Sürdürülebilir bir tarım-gıda sistemi; yeterli, besleyici ve güvenli çeşitli gıdaların herkes için uygun bir fiyata mevcut olduğu, hiç kimsenin aç olmadığı veya herhangi bir yetersiz beslenmeden muzdarip olmadığı bir sistemdir.

Dünyada 3 milyar insan (tüm populasyonun %40’ı) sağlıklı bir beslenme şeklini karşılayamamaktadır.

2019 yılından itibaren yaşanan COVID-19 salgını, tüm dünyada bu konuda acil bir rota değişikliğine ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Bu süreçte yoksulluk arttı, özellikle şehirde yaşayan insanlar besin stoklarını artırdı ve milyonlarca insan acil gıda yardımına ihtiyaç duydu. Tüm bu artan ihtiyaca rağmen iklim değişikliği gibi sorunlarla uğraşan çiftçilerin hasatlarını satışları zorlaştı.

Çözüm olarak ise; hükümetlerin hem eski politikaları yeniden düzenlemeleri hem de uygun fiyatlı besleyici gıdaların sürdürülebilir üretimini teşvik eden ve çiftçi katılımını teşvik eden yeni politikaları benimsemeleri gerekmektedir. Politikalar üreticide gelişimi ve yeniliği teşvik etmeli, kırsal gelirleri artırmalı, küçük toprak sahiplerine güvenlik ağları sunmalı ve iklime dayanıklılık sağlamalıdır.

Ayrıca eğitim, sağlık, enerji, sosyal koruma, finans gibi gıda sistemlerini etkileyen alanlar arasındaki çoklu bağlantıları göz önünde bulundurmak ve birbirine uygun çözümler üretmek gerekmektedir. Özellikle özel sektörün bu konudaki araştırmaları yatırım konusunda ve güçlü destekle desteklenmeleri gerekmektedir.

Kaynak: http://www.fao.org/world-food-day/about/en/