TARİHÇESİ

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı. Türkiye de 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" anılmaktadır.

KADIN , OBEZİTE VE FİZİKSEL AKTİVİTE

Obezite (şişmanlık) ve obezite ile ilişkili hastalıklar, hayat kalitesini düşüren ve aynı zamanda insan hayatının kısalmasına yol açan çok nedenli kronik bir hastalıktır. Ülkemizde şişmanlığın özellikle kadınlarda görülme sıklığı gittikçe artmaktadır. Bunun sonucunda da şişmanlığın sağlık üzerindeki etkileri ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Obezitenin oluşmasında başlıca risk faktörleri; aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları,yetersiz fiziksel aktivite,yaş,cinsiyet,eğitim düzeyi, hormonal ve metabolik etmenlerdir. Cinsiyet (kadın) obezite için risk faktörüdür.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA 2017) sonuçlarına göre obezite oranı kadınlarda %41 olarak bulunmuştur.

Hareketsizlik yüzünden her yıl 3,2 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Yeterince hareketli olmayan insanlar, tüm nedenlere dayalı ölüm açısından %20 ile %30 arası daha yüksek risk altındadır. Düzenli fiziksel aktivite; yüksek tansiyon gibi kardiyovasküler hastalık, diyabet, meme ve kolon kanseri ve depresyon riskini azaltmaktadır. Ayrıca fiziksel aktivite, enerji harcamanın kilit belirleyicisidir ve bu yüzden enerji dengesi ile kilo kontrolü için büyük öneme sahiptir.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA 2017) sonuçlarına göre kadınlarda yetersiz fiziksel aktivite yapma oranı %48 olarak bulunmuştur.

KADINLARDA SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ

Yetişkinlerde beslenme ile ilişikli kronik hastalıkların gelişimini önlemek için;

• Küçük yaşlardan itibaren vücut ağırlığını, kan lipit profilini, kan basıncını, kan şekeri düzeyini ve kemik sağlığını oluml yönde etkileyecek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır.

• Besin çeşitliliği artırılmalı, hergün çeşitl besin gruplarında yer alan besinler gereksinim kadar her öğünde tüketilmelidir.

• BKİ’nin 20-24.9 kg/m2 arasında olması sağlanmalıdır. Zayıf, toplu veya şişman bireyler kişiye özel gereksinimlere uygun beslenme tedavisi almaları ve davranış tedavisi ile vücut ağırlığı yönetimi sağlanmalıdır.

• Toplam ve doymuş yağ, kolesterol ile şeker alımı azaltılmalıdır.

• Yemeklerde; margarin, tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı gibi doymuş yağlar (katı yağlar) yerine bitkisel sıvı yağlar (zeytinyağı, ayçiçek yağı, soya, kanola yağı vb. ) tercih edilmelidir. Margarin kullanılıyorsa yumuşak margarinlerin (kase) kullanımı tercih edilmelidir.

• Sebze, meyve, tam tahıl, kurubaklagil tüketimi dolayısıyla posa alımı artırılmalıdır.

• Kemik sağlığı için hergün 2-3 su bardağı süt ve yoğurt tüketilmelidir. Süt ve süt ürünlerinin az yağlı olanlar tercih edilmelidir.

• Haftada en az iki kez balık tüketilmelidir.

• Aşırı protein (günlük önerilenden fazla miktarda et ve ürünleri) tüketiminden kaçınılmalıdır. Yüksek proteinli beslenme idrarla kalsiyum atımını artırarak kemik erimesi (osteoporoz) gelişimini tetikler.

• Ev dışında yemek yeme sıklığı azaltılmalı, yendiği zaman yağsız veya az yağlı yemekler veya mönüler tercih edilmelidir.

• Tuz ve tuzlanmış besin (turşu, salamura besinler, zeytin, tuz içeriği yüksek besinler) tüketimi azaltılmalı, yemeğin tadına bakmadan tuz ilavesi yapılmamalıdır. Kullanılan tuzun iyotlu tuz olmasına dikkat edilmelidir.

• Sıvı tüketimi artırılmalı, günde en az 8-10 su bardağı su içilmelidir.

• Şeker eklenmiş içeceklerden sakınılmalı, meyve suyu yerine meyve tüketimi tercih edilmelidir.